Combination #4 / Lucky Red.
Şey.
O kadar şeyim ki bahtımın gonca güllerinin açılmasına ramak var ve etrafımdaki insanların gönül bağlarındaki bülbülerin ötmesi için bana bakıp bendeki o şeyden sebeplenmesi kaçınılmaz.Yere basmayan ayaklarım o zaman ki Hazarfen Çelebi'ye bile ilham vermiş.Abidin desen; bana bakıp çizmiş o malum şeyin resmini; o derece.Neyse Gepetto dayı gelmeden kaçayım ben ekmek teknesinin başına.Yarına yetişecek bi salon takımı var; masanın sol ayağını da çıkardık senle laflarken..Matematemadik.
Her gece yatakta bu hayata atılabilecek voleleri düşünürdük lakin;gelen ortaların güzelliği bunları mümkün kılardı.İyi bir açığımız yoksa bu hayatta; vurmayı düşündüğümüz volelerin sadece düşüncede kalması kaçınılmazdı.Aynı hayatta gereğinden fazla açığımız olduğu zaman; bacak arasından yediğimiz volelerin sayılarını hesaplamak için öğrendik aslında biz permütasyon ve kombinasyonu ve bu yüzden sevemedik biz hiç matematiği; ortaları açarken açıları çok iyi hesaplayan açıklarımızın aksine.
Dalgalandım Da Duruldum.
koştum ardından yoruldumm.binlerce güzel sevdim de sevdim deee en son sana vuruldum.
Mehmet Turgut'la Hela Sohbetleri.
Geçtiğimiz Cuma günü Mehmet Turgut İzmir Ekonomi Üniversitesi'ndeydi..-Ee abi ne kaçırdık?
nevarneyok? #12
Sıkılamamaktan sıkılmış bir zat olarak gayri ihtiyar vermek zorunda kaldığım reklam arasına da reklam koymayı unutunca kitlelerin tepkisine maruz kaldım.Bu zaman zarfı içersinde; samandan,tahtadan,taşlardan ev yapan üç müteahhit domuzdan ikisinin grip şüphesiyle karantinaya alındığını öğrenince; elde kalan üçüncüyü İzmir'e getirtip samandan bir ev yaptırdım.İginçtir,şu vakte kadar kötü kurt kırmızı başlıklı kızın ananesinin entarisini giymekle meşgul ki; üflemeye hatta püflemeye ve hatta evimizi başımıza geçirmeye gelmedi.Hani gelse her suale cevap veren abimize; gözlerinin ve dişlerinin büyüklüğünden ziyade: ''Nolcak bu Beşiktaş'ın hali?'' gibi cevabı muallakta bi takım sorularım olacak.
Massive Attack!
Fotoğraftaki zat,ben uykudayken dolabın üzerinden üstüme atladı ve masum patilerinin ardında sakladığı pençeleriyle imzasını çaktı.Yatak kan revan; o anki fırlayışım youtube'luk.Dolabın yüksekliği iki metre,yatağa olan uzaklığı en az bir buçuk metre.Bu istatistiklere rağmen yaptığı muazzam atlayışın ardından darbeye maruz bıraktığı yerde 3 dikey çizik oluşturması ilk aşama da ''Imposible is nothing.'' felsefesini yinelese de çiziklerin olduğu yer sol böbreğimin üst kısmı olunca ''Organ mafyası da olabilir'',''Nip tuck'ın yeni sezonunda ameliyat yapar bu.'' gibi tezleri akabinde getirdi.Tüm bunlar olmamış gibi yanımda mırlayıp dolaba her gidişimde soğuk su istemeye devam edecek kadar pişkin oluşu da ayrı bi bohem.3 çiziğe 3 gün ceza; yok sana soğuk su.Ben de senin erotik pozlarını internet aleminde yaymaz mıyım Tomaq efendi!
Combination #3 / Grey Mix.
Klişe Lise Dizileri.
Bireyin en abidik gubidik tivis tivis yılları lisedir elbet.Bu yılları yaşarken insanın seçimleri de bir o kadar abidik gubidik olmuştur.Bunun en bariz örneği müptelası olduğumuz lise dizileri.Bu dizilerdeki klişeler üzerine iki çift kelam edelim.Okulun yakışıklı,asi bir o kadar da popüler deluganlusuyla, o yaş grubu erkeklerde afrodizyak etkisi yaratan ekoseli eteğiyle kombine olmuş en taş hatun kişi sevgilidir ve ''Biz ikoncanız heyoo!'' şeklinde birlikte salınıp cilveleşiyorlardır.Ha bu asi deluganlu her daim basketbol takımının kaptanıdır ve asi tavırları oyununa da yansımıştır.Basketbol demişken,ecnebilerin ''One Three Hill'' olayında bi nebze anlarım; adamlar kolej o yeah man falan takılıyorlar.Lakin biz de yıllardır basketbolun fendini yenmiş,her erkek çocuğunun yürümeyi öğrendikten sonraki zaman-mekan-imkan tanımayan eylemi (salondaki vitrin, koridorun sonundaki banyo kapısı kaleler; aman fiskosun üzerindeki vazoya dikkat! annem aduket çeker!) futbolun hakkı niye yenmiştir?
Neyse diğer nokta, öğretimin yanında bilhassa eğitimi de savunan,gençlerin her sıkıntısına hızır gibi yetişen ve her bölümde en az bir tane hayat dersi niteliğinde sözü olan filozofumsu aynı zamanda birazcık dinozorumsu yaşlıca bir hocanın varolmasıdır.Hiç biri Kel Mahmut'un yanından geçememiştir,o ayrı konu.Son hatta en önemli husus, bu dizilerin gençlere aşıladığı empati yeteneğidir.Yakışıklısından güzeline,zıpırından espritüeline,sporcusundan şarkıcısına; şirinler kasabasını andıran bu dizilerdeki ekürileri oluşturan her bireyin bire bir karşılığı izleyen gencin çevresinde mutlaka vardır ve her bölümden sonra gerçek hayata entegre edilen bu tiplerin kendileri gibi konuştuğu,yürüdüğü sanılır; lakin reeldeki gençler dizidekiler gibi yürür,konuşur ve osurur.Davranışlardan bi cacık çıkmadı mı? Giyim-kuşamı benzer,gözleri benzer,saç modeli benzer hiç benzemezse avcunun içindeki ben benzer.Benzer oğlu benzer.Bi de bu gençlerin hepsi biri,biri hepsi içindir.''4 Peynirli Pizza'' şarkısını hepsi tepsiyle bunlara sunmuş olabilir,emin değilim.Anca beraber kanca beraber modundaki bu gençler; yeri gelir bi kız için birbirlerini keserler.Onlar kesedursun; boy sırasına göre kollar önündekinin omzuna:Ikarus.
''..Giritli mimar olan Daidalos ve oğlu İkaros, Kral Minos'un Daidalos kendisi ve oğlu için bu labirentten kaçmaya yarayacak bir çift kanat yapar ve balmumuyla sırtlarına yapıştırır. Babası Ikarus'a, uçarken zevkten kaçınması gerektiğini, ne uçmanın coşkusuyla güneşe yaklaşmasını ne de denize yakın uçup kanatlarını nemlendirmemesini ister. İkaros uçabilme özgürlüğü ile babasını dinlemez ve güneşe fazla yaklaşınca balmumu erir ve Ege Denizi'ne düşerek hayatını kaybeder...''Kre-malı.
Kebabı adana, rakı tekirdağ tatil uludağ ya da bodrumda duble ya da tek ya da diskotekten de öte çöp tenekelerinin kapaklarını kaldırdığımda üzerime fırlayacak kedilerin gıdılarını okşayabileceğim bir dünyam olmalı.Bill Gates'in pencerelerden zengin olduğu şu koftik dünyanın tersine Yasemin'in penceresi kafaya oynamalı.Öyle uzaktaki köylere heves edilmeden tüm köyler yakınlaştırılmalı.Ulaşımdan sorumlu devlet bakanı da Hakan Taşıyan olmalı,hep birlikte gönül yolculuğu yapılmalı.Shrek'deki eşşek Şişko Nuri'nin olmalı;üstüne binmeli kırbacı vurmalı.Çocukları uyutup youtube alemine dalan ebeveynler başta olmak üzere suç işleyen herkes tokatlanmak üzere Ali Kırca'ya verilmeli.Blog yangında ilk kurtarılmalı.Aslında bu kadar çok zorunluluk eki olmamalı.Yine de o kız beni görmeli artı bana kazak örmeli.
Norma Jeane Mortenson.
Without Chupa Chups.
Agency: Lowe Bull, Johannesburg, South Africa Creative Director: Gareth Lessing Art director: Adam Livesey Copywriter: Matthew Brink Photographer: Clive Stewart
Bitmeyen Masal.
Bir varmış bir yokmuş.Annem ve teyzelerim her gece uyumadan önce dayılarından masal anlatmasını isterlermiş.Her gece farklı bir masal anlatmaktan bitap düşen dayı günün birinde bitmeyen bir masal bulmuş: ''Damdan düştü bir kurbağa.Onu gördü bir jandarma.Aldı götürdü,gömdü mezara ve şöyle yazdı mezar taşına: Damdan düştü bir kurbağa.Onu gördü bir jandarma.Aldı götürdü,gömdü mezara ve şöyle yazdı mezar taşına: Damdan düştü bir kurbağa...'' Görüldüğü üzere masal dünyasında tüm klişeleri yıkmış,ölü bir kurbağayla yardımsever bir jandarma arasında geçen bu kısa bir o kadar da uzun soluklu başyapıtta başrolü oynayan kurbağamız kimseyle yiyişmiyor,emişmiyor hatta gömüşmüyor ve masal sonunda prense ya da prensese falan da dönüşmüyor.Bildiğin kurbağa yani; masalın başında neyse sonunda da o.En ekşınlı noktası masalın sonunda ani bir refklesle canlandıktan sonra 3 kere zıplayıp gökten düşen 3 elmadan bir çırpıda kurtuluverdiği o sahne.Neyse çok anlatmayayım.Diyeceğim odur ki ben bu bitmeyen masalın yaratıcısı güzide dayıya sorarım: ''Bez Bebek ve Cennet Mahallesinin senaryolarında da parmağın var mı?'' Varsa çek o parmağı da bitsin bu çile.nevarneyok? #11
''Öff çok sıcak, koltuk altıma orkid koyucam.'' diyen bir arkadaşım, ''Sevgili Dünürüm'' dizisini ''Sevgili Dürümüm'' olarak algılayan bir kuzenim,her diş fırçalayaşımda bulaşmadık yerim bırakmayan arsız bir diş macunum,ismini duyunca ''Bu kadının kaleciliği nasıl acaba?'' diye düşünmeden edemediğim bir Panter Emel,çay içerken bardaktaki kaşığı çıkarmayan ve çıkarmadıkları o kaşığın gözlerine gireceği günü iple çektiğim eblek bir oluşum,buzlu suya ölüp biten ve yakında benden isteyeceği sex on the beach'ine şemsiye koymadığım için pati darbelerine maruz kalacağımı zannettiğim bir de kedim var.
Polemik.
Yorgunluktan uyuyamadığım her x gibi sevimsiz gecenin sebebi y ise ben burdaki x'e ''otobüste ağlayan bebek sesi'' değerini veririm.Uyumak için parmak uçlarımla pijamamın kırışıklarından yaptığım kar topları'nın yarattığı çığın altındaki enkaz vaziyetindeyken devam eden y'yi bulma serüvenimde ne zaman ki gökyüzü mora çalar o an donan damarlarımda içler dışlar çarpımını denerim.Yorgun olmasam uyuyabilir miyim? Uyursam yorgun olmayabilir miyim? Yalnız uyumak gibi başarılı bir eylem sonrasının sabahı yalnız uyanmak da bu sorular ve matematik kadar illet işte.O halde polemik şu olmalı: ''Yalnız uyumak mı yalnız uyanmak mı?''Havale.

.
Kazık yemeden girdiğimiz bataklığın farkına varamayan bir toplum yapısına sahibiz.Lakin bizi ayık insan yapacak prensin öpücüğünü bekleyen eblek bir kitleden ziyade bu tarz çıkışlar yapıp bir sonraki adımlarında daha ayık olabilmeyi öğrenmiş bir oluşum görmek ufak da olsa umudun olduğunu gösteriyor.Yapılan bu havalenin üstüne ben de sen ve senin gibileri o çok inandığınız Allah'ınıza havale ediyorum.Bu havalelerle doğru bakkala; bir süt iki ekmek üstüne de kendine gofret al.
Hissiyatlı İnsan Vol2.
N.K.
''Bursa'nın Nilüfer ilçesinde sitenin 10'ar katlı bloklarından birinin asansöründe, binaya su getiren firmada çalışan 27 yaşındaki su dağıtıcısı N.K.'nın yaklaşık 1 dakika boyunca boş damacanayla mastürbasyon yaptığını gördü.Bilgisayar teknikerleri, kayıtları daha da dikkatle incelediklerinde aynı kişinin aynı gün içinde iki kez su getirdiğini, ikisinde de asansörde boş damacanayla mastürbasyon yaptığını tespit etti. Olayın ardından sitenin içindeki duvarlara ise, su dağıtıcısının çalıştığı firmadan 'bazı nedenlerle' su alınmaması gerektiği uyarıları asıldı..''
5-10.
Masadaki herhangi birinin garsonu çağırmak için çebelleştiği halde garson şahsın masaya bakmamak için direndiği durum,masadaki diğer insanlarda garsonun masaya gelip gelmeme ihtimaline odaklanma,yemeğe ara verip gelincik modunda boyun hareketleriyle kombine jestlerle garsonun dikkatini çekmeye çalışma ve yüklüce stres gibi etkiler yaratabiliyor.Garsonu çağırmaya çalışan şahıs,diğerlerinin bu diken üstü tavırlarını görünce lanet olsun deyip yemeğine kaldığı yerden devam etme yolunu seçiyor ki tüm bunlar 5 ya da 10 saniye gibi kısa bir zaman içersinde oluyor.Tıpkı benim şu an için Ankara'ya yolculuğum olmamasına karşın içimdeki kıpırlığı esas alarak 5 ya da 10 saniye içersinde kendime bu şarkıyı armağan etmeye karar verdiğim gibi.Rock'n Coke 2009.
Bir hadiseye karar veremediğinde aklına ilk gelen opsiyonu seçme stratejisini uyguluyorum.Yani anı yaşamaktan yanayım.''Vodafone musun amk?'' diyebilirsin lakin ''Limonata mı,ayran mı hmm mm..?'' yerine ''Tamam limonata,koy götüne gitsin.'' olayı tertemiz fikrimce.Rock'n coke'a gitme hikayesi de biraz limonata gibi; gel gitler arasında en sonunda pılı pırtı toplamaca.Ondan sonrası şöyle:
Prodigy'e saatler kalmış.Kuyruklar fena,biralar ikişer üçer alınıyor.Yine alternatif sahnede hafif tempoda ısınma turları derken çanlar Prodigy için çalıyor.Yerimizi alıyor Liam'ın pilot kabinine geçmesini bekliyoruz ve uçuş başlıyor.Maxim'in ''Where is my fucking Turkish warriors..?'' şeklindeki atarlarıyla türbülanslara giriyor çıkıyor, bir yandan da kabin görevlisi Keith'in balgamlarından kurtulmaya çalışıyoruz.Anam anam.. take me to the hospital..! Smack my bitch up'ın iniltili kısmında Maxim'in : ''get the fuckin down..!'' komutuyla zorda olsa herkes yere çöküyor.''Ahanda noluyor? Maxim Başkan Pınarbaşı mı çektiriyor..! :) '' esprileri gırla.''G'' noktasında ortalığın amına koyuyorlar tabiki ve oksijen maskeleri eşliğinde inişe geçiyoruz.
*dikkat çekenler:nevarneyok? #10
-Birbirleriyle sıkı pıkı aşnafişne kanki modunda olan bir gruptan bahsederken ''eküri'' diyorsun da, Fransızca'da écurie ahır anlamına geliyor.Yani ''aynı ahıra mensup damızlıklar.'' veya ''ahırdaş büyükbaşlar'' şeklinde anıyorsun o topluluğu.
-Geceleri can sıkıntısı tavan yapınca meyve ve krakerlerle nutella kombinasyonları deniyorum.Bu kombinasyonlar eşliğinde msn listemdeki tiplerin iletilerini okuyor,nasıl edebiyat parçalıyor yine bu gençler diye kulaklarını çekiyorum.Lakin biri var ki beni benden aldı: ''ender gelişen osasuna atakları gibisin'' O kendini biliyor.
-Dünya gözüyle Prodigy 'i izlemek üzere yarın itibariyle İstanbul'a kaçıyoree..
-Son olarak: Nihat Doğan sakal gibidir,kestikçe daha gür çıkar(.) Nokta!
Bi Zamanlar N.A.R.O.
Lacivert.
Dudaklarının çatlakları arasında dans ederken rüyalara dalan ben,her an'ı güzel bir anı olarak kaydetti hafızam yettiğince.Bunlardan romantik bir komedi yaptı.En karanlık sahnesini seçti filminin,gökyüzünde olan beş milyon sekiz yüz kırk sekiz bin altı yüz doksan sekiz yıldızın,aslında bu rakamın binlerce katından daha fazla olduğunu bilerek ve bunlardan kayanlarının herbirinin arkalarında bıraktıkları parıltılı çizgilerle hangi coğrafyalara kimler için düştüklerini düşünürken ağlayabilmek için.Bu lacivert kozmopolitik sonsuzluğa veda eden onlardan biri ben; arkandan hiç göz yaşı sarfetmeyeceğine dair söz verirken kendine,o son öpücüğü almadan kalan hayatına devam edeceği gerçeğinin bilincinde uyutuldu,uyandı ya da hala uyuyordu.27 Haziran.
1963 'de Londra'da yayınlanan ilk kadın dergisi,The Ladies' Mercury'den sonra New York'lu kadınlar ''Biz de dergi isteriz.!'' sloganıyla toplu iş bırakma eylemine girdiler.Bunun üzerine 1893 'deki ekonomik krizle birlikte New York borsası çöktü.Bu ayaklanmanın yankıları devam ederken 1905 'de kurtlu yemeğe karşı çıkan tayfaların kurşuna dizilmesini önlemek isteyen Rus Savaş gemisi Potemkin'in mürettebatı ''New Yorklu hatunlar ayaklanır da biz neciyiz?'' diyerek Karadeniz'de ayaklanıp gemiyi Odessa'ya doğru yönlendirdi.Birinci Rus devrimin ilk ayaklanması Odessa'da başladı.Tüm bu ayaklanmalar bir yana,1938 'de Igor Sikorsky ''Biraz da havalanın gençler.'' diyerek helikopterin patentini aldı.Helikopterin hayatımıza girmesiyle gelişen teknoloji durmak bilmedi; 1967 'de dünyanın ilk bankamatiği Enfield-Londra'da hizmete girdi; Londra'daki kadınlar paralarını rahat rahat çekip yeni dergiler çıkartabilsinler diye.Çıkacak olan bu dergilerden biri için Muhammed Ali'yle röportaj yapılacaktı ki; kendisi 1979 'da boksu bıraktığını açıkladı.Aynı yıl Türkiye'de işler biraz vahimdi.Ağrı valisi iş verimini azalttığı gerekçesiyle resmi dairelerde çay içmeyi yasakladı.Bu karardan bir sene sonra,1980 'de Adana Cezaevi'nden bir grup tutuklu tünel yoluyla firar etmeye çalıştı. Güvenlik kuvvetleri ateş açtı; 4 tutuklu öldü.Bir bardak çay sevdasına değer miydi? 1989 'da tüm bu başıboş düzeni değiştirmek adına seçilmiş bir insan dünyaya geldi.Kim mi?Şarkı Sözse Bu da Şarkıdır.
İçimdeki sesler,Dışımdaki dünya,
Ve gökyüzünde ben
Hep tek başıma
Kalbimdeki izler,
Yüzümde çiziklerle,
Hep gökyüzünde,
Tek, tek başıma
Uçarım ben içimdeki aşkla
Siyah beyaz renksiz pullarımla
Beni sevmeye kanatlarımdan başla
Ama konamam, beyaz avuçlarına
Ben bir kelebeğim
Yarın öleceğim
Kanatlarım emanetti
Çırılçıplak gömüleceğim.
Sessizlik en güçlü sesim
Rüzgar benim nefesimdir
Yalnızlık zırhım
Özgürlüğüm miğferimdir
Her yol karanlık
Ama aşk benim güneşimdir !
Tak Fish'i Bitir İşi.
Mahalle Berberi.
Mekan genelde küçüktür;karşılıklı iki aynayla ortamı sonsuz gösterme çabası vardır.Hani ustalığından çok aslında çenesi kuvvetli olanın kazandığı bir sektördür.Başka bir yerde saçını kestirdiğinde ''Kendi berberinden başkası yalan.'' şerzenişidir.Geri gelip kendi berberine oturduğunda elemanın sana ''Kim kesti bunu ya?'' diye atarlanmısıdır.Gitmeden önce arayıp müsait olup olmadığının öğrenilmesi,gelip koltuğa oturduğunda ''Herzamanki gibi değil mi?'' sorusunun sana yöneltilmesi,senin mahalle berberinde bi nevi ''VIP Customer'' sıfatına sahip olduğunun göstergesidir.Kimisi vardır vur deyince öldürür;azıcık ucundan dersin kökünü kurutur.On iki yaşının altındaysan,hep daha yakışıklı olacağına dair kandırılırsın; üç numara kaçınılmazdır.Saç yıkarken suyun sıcaklığını tutturabilme yeteneği bahşedilmemiştir.Traşın bittiğinde artisliğine;otobüs kokusundan bozma karışık çürük meyve aromasını andıran deodarantı bocalar.En tehlikeli olanları dirsekcilerdir; değdirir de değdirir.



























113 Papel
uneetee
