cinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Is This England?

Bi zamanlar old school abların, skinhead abilerin uniformaları; şimdilerde godoman amcaların,tiki ablaların cicileri.Hani marjinal onlardı? Bana subculture,underground falan kelime oyunu yapmasınlar bundan gayrı.Yoksa siz de çoktan endüstriyelleştirebildiklerimizden misiniz?

Big Fish.

hayat ne yaşadığın değil nasıl anlattığındır; hikayedir,masaldır.
''the biggest fish in the river gets that way by never being caught''

İyi Aile Çocuğu Ben.

Şirinleri Koruma Besleyip Büyütme Derneği'nin onursal başkanlığını yapan ben, verdiğim basın demecinde iyi bir aile çocuğunun gün içinde neler yapabileceğine dair bir açıklama yapıyor: Evde biten yumuşatıcının farkına varıp yeni bir tane almaya gidişimde bana eşlik eden flip flop terliklerim ve çilekli milkshake'ime teşekkürü bir borç bilen ben,yumuşatıcının kokusuna karar vermek için yaklaşık kırkbeş dakika ayırabiliyor.Kinetik enerjisini televizyon karşısında çekirdek çitleyerek potansiyel enerjiye dönüştüren o ben, Beyaz şovda Kibariye'yi izleyebiliyor hatta dinleyebiliyor; lakin hangisinin daha tehlikeli bir eylem olduğuna karar veremiyor.Tüm bunları yaparken an ve an dünya kupası sıçabilme tehlikesi yaşıyor.Hep kendinden bahsedecek kadar megolaman olmayan bu ben,rutinlerinde önemli rol oynayan insanları unutmamakla birlikte onlara memetalibey aracılığıyla selam gönderiyor; üç gündür kahvaltı için söylediği kaşarlı pideyi getiren kurye artık apartman kapısının şifresini kendi girebiliyor.Ha bi de avucumun içindeki şu ben çok enterasan ; kuş pislemiş gibi.

The Fall.

''You should ask someone else.There is no happy ending with me.''
Artık yeni masallar anlatılmıyor belki ama; her karesi çerçevelettirilesi masallar izlettiriliyor.Her karesi çerçevelenmeli derken abartmıyorum; 117 dakikalık bir fotoğraf sergisi.Ağla gül izle,gül ağla izle, izle.Gökten düşecek elmanın kaygısında olmadan izle.

Kolera.

güneş buluttan sıyrılırken gökkusağının renkleri koleranın damlarında sevişti.
çan sesleri
ezan sesi
hafif esrar kokusuyla karışıp
havayı kapladı.
.
savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye;
zaman ki sana hasta oldu.
incelikli haytasın.
nüksederken raksını mahallenin maşallahı eyvallahı;
güzeldik be oğlum..
.
''şimdilik ölümüne kadar hayattasın,
şimdilik ölümüne kadar hayattasın..''

Senkronizasyon Demişken.

Şimdi bak,köy ahalisinden farklı giyim tarzlarıyla başrol oyuncularımız videonun başında kendilerini belli ediyorlar.Asıl şarkı devreye girince diğerlerinin sahneyi onlara bırakması çok profesyonelce,farkettirilmeden gerçekleşiyor.1.06'daki sarhoşların 3D efektlerle sahneden geçmesi,akabinde arka planda küçük çocuklardan birinin yerde yuvarlanması gibi çevresel faktörlere performanstaki inanılmaz senkronizasyon da eklenince böyle bi başyapıt çıkıyor ortaya.Avatar da ne ki?

Avatar Senkronizasyonu.

Filme henüz gitmeyenler şimdiki anlatacaklarım yüzünden filme gitmemek gibi bir yanlışa düşmesin.Hatta şu satırdan sonrasını filmi izleyip geldikten sonra okusun.Senaryo çok sıradan; bir sonraki sahnenin ne olacağını tahmin etmek çok kolay.Yerli bi kabile şefinin kızına aşık olan istilacı genç; çok Pocahontasvari.Yalnız adamlar 3D olayını işin içine katarak bir Pandora yaratmışlar ki; git yak mangalını aç rakını,çayır çimen kebap.Memlekette otundan tut böcüğüne kadar herşey fosforlu.Özellikle etrafında toplanıp macerana dansı yaptıkları ağaç en fosforlusu.Bu fosforlu dünyanın yine fosforlu çillerine sahip mavi elemanları Navi'lerin kuyruklarındaki USB'ler sayesinde ejderhalarla,atlarla,ağaçlarla senkronize olmaları önemli bir detay.Esas dişi naviyle esas oğlan navinin öpüşme sahnesinde de beklentim şu yöndeydi : ''USB'ler çıkacak ortaya ve senkronize olacak çifte kumrular.''Neyse,senkronize oldukları diğer canlılara dönecek olursak ; filmin sonlarına doğru ejderhalar aleminin Ferrarisi ''Toruk''a binmeye başlayan elemanın yürüyüşünden tutun saç stilinine kadar değişmesi de ayrı bir olay.Ani bir frenle ejderhayı yere kondurup üstünden indiği sahnedeki o tavır; ''Aleti otoparka çektirip yıkatcak heralde'' dedirtmiyor değil.Ha bi de istilacı askerlerin kullandığı son teknoloji robotların içersindeki dikiz aynalar var ki tesbihleri eksik.Çok aşağıladım; sevin sevdirin güzel film.

Sienna Miller @ Alfie.

Kafana sıçıyım alfettin!
>Alfie's Vespa

Leonor Varela @Americano.

*bi boşluk hissediyorsan,çocukları uyutup yutup'u izleyemiyorsun demektir.

Transformers 2.

-e bizde de var transformır ?

Barselona Barselona.

''Hadi öpüşün de barışın kızlar,sonra hep birlikte sevişiriz.'' Bir elin yağda,bir elin balda; hayat sana güzel José.Çok sanatsal-mış.

August.

Çok boş bir film olmasına karşın; elemanın yaşadığı eve,bindiği arabaya ve yaşam tarzına imrendiğim için çevirip çevirip izlediğim şey'dir.Bir webdesign şirketinin tarzına düşkün flinta patronu olması da cabası. Kirli t-shirtünü ofisinde çıkartıp,temizini yine ofisindeki t-shirt çekmecesinden giydikten sonra rutin işlere devam etmesi de ayrı bir bohem.Hayat sana güzel Tom.

The Bucket List.

You have a little time.
What's in your ''Bucket-List?''

Barış Manço.

TRT'de 7'den 77'yeyi izlediğim günler aklıma geliyor.Programın sonunda oyuncak dolu köşeye koşan veletleri hep kışkanışımı hatırlıyorum.Bir de senin ''A de bakim Aaaa Y de bakim Yyyy bi de I de Iıııı, oku bakiyim AYI..!'' diye onları çoşturuşunu unutmuyorum.Bakıyorum şimdiklere değil senin yanından,uzağından bile geçen yok.Belki birazcık F.Düzağaç.Ne mübarek adamdın sen Barış Abi.Huzur içinde uyu; senin gibiler senin şarkılarınla yaşamaya devam ettikçe..

Megan Fox @ Transformers.

Transformers filmini ilk çıktığından beri izlemek istiyordum.Ne de olsa çocukluk efsanelerim.Oyuncakları için kuziyle yaka paça kavgaya tutuşduğum,dayağı yedikten sonra teyzeme zırlayıp gidip yenisini aldırdığım,çizgi filmleri için kendimi programladığım efsaneler.Geçenlerde fırsat oldu,gecikmeli de olsa izledim.Alalede bir film olmasa da izlenebilitesi var.Film bir yana,başrol oyuncularından bir kız var ki filme olan konsantrasyonumu tamamen dağıttı.İşin garip yanı bu denli beğendiğim bir kızı tanıyamadım.En sonunda google'da arattım ve buldum.Ta kendisi;Megan Fox.Bu film için bronzlaşmış,çifte kavrulmuş fıstıklı lokum kıvamına gelmiş.Kelimelerimin kifayetsizlik sebebi:10 tam puan verdim kendisine.Çocukluk efsanelerimi gölgede bırakıp,deliğanlılık efsanelerimden oldun be yafrum. [1] - [2]

Zampara Seyfettin.

-hani vercektin dövmecinin alo'sunu?

Cibicibicis Şakir.


-ingiltere kralı,rahmetli başkan kenedi,taçsız kral pele,bakenbavuer,kaleci mayer,nadya komanaçi,biricik bardo,fenerbahçeli cemil..
hepsi şöhretlerini bu pıçağa borçlu.

Escape From Alcatraz.


Filmde hapishane müdürünün mahkum frank lee morris'e şu cümleyle tanımladığı mapushane:
"toplum kurallarına uymazsan seni hapse gönderirler. hapishane kurallarına uymazsan seni buraya gönderirler."
+not: burada bir sözüne yer verdiğimiz al capone abimizin de bu hapishanede yatmışlığı vardır.

V For Vendetta.

''behind this mask there is an idea and ideas are bulletproof.''

Türkçe dublajdan bir kesit (04.52)

hem peydahlamış-hem tasarlamış: halildogan*
fu©k-copyright 2008-????