Is This England?
Big Fish.
İyi Aile Çocuğu Ben.
Şirinleri Koruma Besleyip Büyütme Derneği'nin onursal başkanlığını yapan ben, verdiğim basın demecinde iyi bir aile çocuğunun gün içinde neler yapabileceğine dair bir açıklama yapıyor: Evde biten yumuşatıcının farkına varıp yeni bir tane almaya gidişimde bana eşlik eden flip flop terliklerim ve çilekli milkshake'ime teşekkürü bir borç bilen ben,yumuşatıcının kokusuna karar vermek için yaklaşık kırkbeş dakika ayırabiliyor.Kinetik enerjisini televizyon karşısında çekirdek çitleyerek potansiyel enerjiye dönüştüren o ben, Beyaz şovda Kibariye'yi izleyebiliyor hatta dinleyebiliyor; lakin hangisinin daha tehlikeli bir eylem olduğuna karar veremiyor.Tüm bunları yaparken an ve an dünya kupası sıçabilme tehlikesi yaşıyor.Hep kendinden bahsedecek kadar megolaman olmayan bu ben,rutinlerinde önemli rol oynayan insanları unutmamakla birlikte onlara memetalibey aracılığıyla selam gönderiyor; üç gündür kahvaltı için söylediği kaşarlı pideyi getiren kurye artık apartman kapısının şifresini kendi girebiliyor.Ha bi de avucumun içindeki şu ben çok enterasan ; kuş pislemiş gibi.The Fall.
Kolera.
güneş buluttan sıyrılırken gökkusağının renkleri koleranın damlarında sevişti.çan sesleri
ezan sesi
hafif esrar kokusuyla karışıp
havayı kapladı.
savrulurken raconun kırmızı pelerini o zarif öfkeye;
zaman ki sana hasta oldu.
incelikli haytasın.
nüksederken raksını mahallenin maşallahı eyvallahı;
güzeldik be oğlum..
''şimdilik ölümüne kadar hayattasın,
şimdilik ölümüne kadar hayattasın..''
Senkronizasyon Demişken.
Şimdi bak,köy ahalisinden farklı giyim tarzlarıyla başrol oyuncularımız videonun başında kendilerini belli ediyorlar.Asıl şarkı devreye girince diğerlerinin sahneyi onlara bırakması çok profesyonelce,farkettirilmeden gerçekleşiyor.1.06'daki sarhoşların 3D efektlerle sahneden geçmesi,akabinde arka planda küçük çocuklardan birinin yerde yuvarlanması gibi çevresel faktörlere performanstaki inanılmaz senkronizasyon da eklenince böyle bi başyapıt çıkıyor ortaya.Avatar da ne ki?
Avatar Senkronizasyonu.
Barselona Barselona.
August.
Çok boş bir film olmasına karşın; elemanın yaşadığı eve,bindiği arabaya ve yaşam tarzına imrendiğim için çevirip çevirip izlediğim şey'dir.Bir webdesign şirketinin tarzına düşkün flinta patronu olması da cabası. Kirli t-shirtünü ofisinde çıkartıp,temizini yine ofisindeki t-shirt çekmecesinden giydikten sonra rutin işlere devam etmesi de ayrı bir bohem.Hayat sana güzel Tom.
Barış Manço.
TRT'de 7'den 77'yeyi izlediğim günler aklıma geliyor.Programın sonunda oyuncak dolu köşeye koşan veletleri hep kışkanışımı hatırlıyorum.Bir de senin ''A de bakim Aaaa Y de bakim Yyyy bi de I de Iıııı, oku bakiyim AYI..!'' diye onları çoşturuşunu unutmuyorum.Bakıyorum şimdiklere değil senin yanından,uzağından bile geçen yok.Belki birazcık F.Düzağaç.Ne mübarek adamdın sen Barış Abi.Huzur içinde uyu; senin gibiler senin şarkılarınla yaşamaya devam ettikçe..
Megan Fox @ Transformers.
Transformers filmini ilk çıktığından beri izlemek istiyordum.Ne de olsa çocukluk efsanelerim.Oyuncakları için kuziyle yaka paça kavgaya tutuşduğum,dayağı yedikten sonra teyzeme zırlayıp gidip yenisini aldırdığım,çizgi filmleri için kendimi programladığım efsaneler.Geçenlerde fırsat oldu,gecikmeli de olsa izledim.Alalede bir film olmasa da izlenebilitesi var.Film bir yana,başrol oyuncularından bir kız var ki filme olan konsantrasyonumu tamamen dağıttı.İşin garip yanı bu denli beğendiğim bir kızı tanıyamadım.En sonunda google'da arattım ve buldum.Ta kendisi;Megan Fox.Bu film için bronzlaşmış,çifte kavrulmuş fıstıklı lokum kıvamına gelmiş.Kelimelerimin kifayetsizlik sebebi:10 tam puan verdim kendisine.Çocukluk efsanelerimi gölgede bırakıp,deliğanlılık efsanelerimden oldun be yafrum. [1] - [2]Cibicibicis Şakir.
Escape From Alcatraz.









''Hadi öpüşün de barışın kızlar,sonra hep birlikte sevişiriz.'' Bir elin yağda,bir elin balda; hayat sana güzel José.Çok sanatsal-mış.


