Nizami.

Yarından itibaren; bu günün işini yarına bırakmıyor,spora başlıyor,her sabah portakal sulu kahvaltımı yapacak,geceleri yatmadan süt içecek kadar düzenli besleniyor,okula düzenli gidip dersleri takip ediyor hatta blogu bile düzenli güncelliyorum.Bunları yapar isem ismimi de ''Nizami'' olarak değiştiriyorum.Hadi hayırlı işler.

Yuksek ft. Amanda Blank - Extraball

Official http://www.awayfromthesea.com/

Myspace http://www.myspace.com/yuksek

nevarneyok #13 aforizmania

-Çocuklar için ''pokemon'' neyse anneler içinde ''izdivaç'' o. seneler sonra çok gülecekler ''biz bunu nasıl izledik yahu?'' diye.gerçi ananeler de izliyor izdivacı.çürür bu tez.

-Msn insanlar üzerinde ''meşgulum,dışardayım..'' gibi tribal enfeksiyonlar yaratıyor.

-Aynı şehri,okulu,apartmanı ya da muhiti paylaştığın, göz aşinalığın olmasına rağmen tanışmışlığın,konuşmuşluğun hatta selamlaşmışlığın olmayan biriyle o muhitten uzak diyarlarda karşılaştığında kanka olma ihtimalin yüksek.

-Kendinden vodkalı tek gazoz: çamlıca.

-Dilek dün biz de kaldı bu da onun tangası: geneceterekecelele...

-''Naber?'' demem; ''Ne yedin?'' derim.

-Valizime dolu çöp poşeti koyan temizlikçinin yaptığı yemeği yedik; yaşıyoruz.

-TürkTeleport : Işınlanırken tık bağlantı gider; kol bacak diğer tarafta kalır.

-Andy Warhol'un soyadını aksanlı bir şekilde telafuz etmek gibisin.pop artımız ol kopart bizi.

-Sıkıntı yok; yılan gibi buralardayız..

I Kicked The Hooligan.

"I have a lot of good moments but the one I prefer is when I kicked the hooligan".

Senkronizasyon Demişken.

Şimdi bak,köy ahalisinden farklı giyim tarzlarıyla başrol oyuncularımız videonun başında kendilerini belli ediyorlar.Asıl şarkı devreye girince diğerlerinin sahneyi onlara bırakması çok profesyonelce,farkettirilmeden gerçekleşiyor.1.06'daki sarhoşların 3D efektlerle sahneden geçmesi,akabinde arka planda küçük çocuklardan birinin yerde yuvarlanması gibi çevresel faktörlere performanstaki inanılmaz senkronizasyon da eklenince böyle bi başyapıt çıkıyor ortaya.Avatar da ne ki?

Avatar Senkronizasyonu.

Filme henüz gitmeyenler şimdiki anlatacaklarım yüzünden filme gitmemek gibi bir yanlışa düşmesin.Hatta şu satırdan sonrasını filmi izleyip geldikten sonra okusun.Senaryo çok sıradan; bir sonraki sahnenin ne olacağını tahmin etmek çok kolay.Yerli bi kabile şefinin kızına aşık olan istilacı genç; çok Pocahontasvari.Yalnız adamlar 3D olayını işin içine katarak bir Pandora yaratmışlar ki; git yak mangalını aç rakını,çayır çimen kebap.Memlekette otundan tut böcüğüne kadar herşey fosforlu.Özellikle etrafında toplanıp macerana dansı yaptıkları ağaç en fosforlusu.Bu fosforlu dünyanın yine fosforlu çillerine sahip mavi elemanları Navi'lerin kuyruklarındaki USB'ler sayesinde ejderhalarla,atlarla,ağaçlarla senkronize olmaları önemli bir detay.Esas dişi naviyle esas oğlan navinin öpüşme sahnesinde de beklentim şu yöndeydi : ''USB'ler çıkacak ortaya ve senkronize olacak çifte kumrular.''Neyse,senkronize oldukları diğer canlılara dönecek olursak ; filmin sonlarına doğru ejderhalar aleminin Ferrarisi ''Toruk''a binmeye başlayan elemanın yürüyüşünden tutun saç stilinine kadar değişmesi de ayrı bir olay.Ani bir frenle ejderhayı yere kondurup üstünden indiği sahnedeki o tavır; ''Aleti otoparka çektirip yıkatcak heralde'' dedirtmiyor değil.Ha bi de istilacı askerlerin kullandığı son teknoloji robotların içersindeki dikiz aynalar var ki tesbihleri eksik.Çok aşağıladım; sevin sevdirin güzel film.

Hiç Mi 2010 Görmediniz?

Bakan gelince yenilenen kaldırımlar,general gelince haftalarca çalışılan adımlar,müfettiş gelince sorulacak muhtemel soruları yanıtlamak üzere hazırlanmış cevaplar gibi üstünkörü robotik eylemlerin ve nihat doğanın olmadığı bir yıl ola, ooola la la..

Sienna Miller @ Alfie.

Kafana sıçıyım alfettin!
>Alfie's Vespa
hem peydahlamış-hem tasarlamış: halildogan*
fu©k-copyright 2008-????